İklim değişikliği: El Nino’nun sırrını mercanlar mı çözecek?

Bir şeyler oluşuyor. Üstelik büyük olasılıkla oldukça güçlü bir şey. El Nino, her iki ila yedi yılda bir yıl sonuna doğru ortaya çıkan doğal bir iklim olayı. Ancak El Nino’nun şiddeti değişebiliyor. Zayıf, güçlü ya da son derece güçlü olabiliyor.
Güçlü El Nino olaylarında Güney Amerika’nın batı kıyıları açıklarındaki yüzey sularının sıcaklığı ortalamanın 1,5 santigrat dereceden fazla üzerine çıkıyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA), daha Temmuz ayında Doğu ve Orta Pasifik’te sıcaklığın ortalamanın üç santigrat dereceden fazla üzerine çıktığını tespit etti.
Alman Meteoroloji Dairesi’ne (DWD) göre kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana en güçlü El Nino olaylarından birinin ortaya çıkma ihtimali yüksek.
Ancak Max Planck Meteoroloji Enstitüsü’nün bir makalesinde, güçlü El Nino olaylarının iklim değişikliğiyle birlikte daha sık görülüp görülmeyeceği sorusunun hâlâ güncel araştırmaların konusu olduğu belirtiliyor.
Mercanlar El Nino hakkında ne anlatıyor?
Sorun şu: Araştırmacılar deniz yüzeyi sıcaklıklarına ilişkin gerçekten güvenilir verilere ancak 1980’li yılların başından bu yana uydu gözlemleri sayesinde sahip. Ancak bu veriler, sanayileşme ve fosil yakıtların kullanılmaya başlanmasından önce El Nino’nun nasıl davrandığını göstermiyor.
ABD’li araştırmacılara göre bu bilgi açığı mercanlar yardımıyla kapatılabilir. ABD’deki Michigan Üniversitesi’nden iklim bilimci ve paleoklimatolog Julia Cole ile ekibi, bu konudaki araştırmalarını Ağustos ayı sonunda “Science” adlı bilim dergisinde yayımladı.
Cole, “Son 40 ya da 50 yılda oldukça güçlü El Nino olaylarının yaşandığını uzun zamandır biliyorduk” diyor ve şöyle devam ediyor:
“Bu güçlü El Nino’ların doğal bir döngünün parçası mı yoksa ısınan dünyayla bağlantılı olağan dışı bir gelişme mi olduğunu söylemek zordu. Mercanların incelenmesi ise güçlü biçimde bir yöne işaret ediyor: Normal değil, olağan dışı.”

Mercanların iskelet yapısı, geçmişteki deniz sıcaklıklarının izlerini taşıyorFotoğraf: Julia Cole/University of Michigan
Mercanlar bin yıllık iklim tarihini saklıyor
Julia Cole ve ekibi, Ekvador açıklarındaki Doğu Pasifik’te bulunan Galapagos Adaları çevresindeki fosilleşmiş ve yaşayan mercanları inceledi. Mercanlar yılda bir ila iki santimetre büyüyor ve bu sırada ağaç halkalarına benzeyen yapılar oluşturuyor. Cole, “Mercanların büyürken deniz sıcaklığını iskeletlerinin kimyasal bileşimine kaydetmesinden yararlandık” şeklinde konuşuyor.
Mercanlar, kalsifikasyon adı verilen süreçte kalsiyum karbonattan sert iskeletler oluşturarak büyüyor. Mercanlar bu şekilde yüzyıllar ve bin yıllar boyunca dev resif sistemleri meydana getirdi. Kalsifikasyon sırasında iskelete başka kimyasal elementler de dahil oluyor. Bunlardan biri stronsiyum. Sudaki sıcaklığa göre iskeletteki stronsiyum miktarı artıyor ya da azalıyor.
Cole, açıklamalarını şöyle sürdürüyor:
“Daha düşük sıcaklıklarda iskelet daha fazla stronsiyum, daha yüksek sıcaklıklarda ise daha az stronsiyum alıyor. İskeletteki stronsiyum ile kalsiyum oranı, sıcaklıktaki değişimler hakkında bilgi veriyor.”
Mercan iskeletlerindeki belirli oksijen izotopları da ek ipuçları sağlıyor. Cole, “Nadir bulunan oksijen-18 ile yaygın oksijen-16 da sıcaklığı yansıtan belirli bir oranda iskelete dahil oluyor” diyor. Daha düşük sıcaklıklarda iskelete, daha yüksek sıcaklıklara kıyasla daha fazla oksijen-18 dahil oluyor.
Araştırmacılar, mercanların yaşına bağlı olarak bu yöntemle son 1000 yıldaki deniz sıcaklığı değişimlerini yeniden oluşturabildi. Sonuç: El Nino olayları, sanayi öncesi döneme kıyasla belirgin biçimde güçlendi.

Fosilleşmiş mercan iskeletleri, geçmişteki deniz sıcaklıklarına ilişkin izleri binlerce yıl boyunca koruyabiliyorFotoğraf: Julia Cole/University of Michigan
Mercanlar ipucu veriyor, kesin yanıt değil
Julia Cole’un araştırması böylece bilim insanlarının uzun süredir taşıdığı bir şüpheyi destekliyor. İngiltere’deki Leicester Üniversitesi’nde paleobiyolog ve profesör olan Jens Zinke, “Bu gelişme en iyi iklim modellerinin öngörüleriyle örtüşüyor. Bu modeller, 2030’lu yıllarda Doğu Pasifik’te aşırı El Nino olaylarının yaşanma ihtimalinin ölçülebilir biçimde artacağını öngörüyor” diyor.
Başka araştırmacılar ise çalışmanın ne ölçüde kesin sonuçlar sunduğu konusunda daha temkinli. Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü’nde (KIT) meteoroloji profesörü Andreas Fink, şu bilgiyi veriyor:
“Mercan verileri aylık ve mevsimlik düzeyde yüksek zamansal çözünürlüğe ulaşabiliyor. Ancak doğrulukları yerel koşullara bağlı. Bu nedenle modern ölçüm verileriyle doğrudan karşılaştırmalar belirsizlikler içeriyor.”
Fink’e göre, araştırmanın sonuçlarının gücünü azaltan unsurlardan biri de çalışmanın yalnızca Doğu Pasifik bölgesiyle sınırlı olması.
Julia Cole da çalışmasının sınırlarının farkında:
“Verilerimiz bir boşluğu dolduruyor ancak veri dizimizin kesintisiz olmadığını açıkça belirtmek istiyorum. Geçtiğimiz bin yılın her bir yılına ait verimiz yok. Yılların yarısından biraz daha azını kapsıyoruz.”
Seller, kuraklık, rekor sıcaklık: Güçlü El Nino’nun sonuçları
El Nino’nun merkez üssü Pasifik’te olsa da dünyanın her yerindeki hava koşullarını etkiliyor. Ekvador ve Peru gibi bölgelerde şiddetli yağış ve seller yaşanabilirken, Avustralya ve Endonezya’da kuraklık görülebiliyor. Bunun sonucunda da kuraklık ve orman yangınları ortaya çıkabiliyor. El Nino ayrıca küresel sıcaklıkların geçici olarak yükselmesine de yol açıyor.
Tahminler doğru çıkar ve bu El Nino gerçekten bir Süper El Nino’ya dönüşürse, 2027’nin de büyük olasılıkla yeniden rekor sıcaklıkların yaşandığı bir yıl olacağını söylüyor Bremen Üniversitesi MARUM Deniz Çevre Bilimleri Merkezi’nde Mercan Paleoklimatolojisi Araştırma Grubu’nu yöneten Thomas Felis. Felis de Julia Cole’unkine benzer bir araştırma yürüttü.

Güçlü El Nino dönemlerinde yükselen deniz sıcaklıkları, mercanlarda kitlesel beyazlamayı tetikleyebiliyorFotoğraf: picture alliance / J.W.Alker
Denizde sıcaklık stresi: El Nino mercanları nasıl tehdit ediyor?
Felis’e göre rekor sıcaklıkların yaşandığı bir yıl büyük olasılıkla yeniden küresel ölçekte mercan beyazlamasına yol açacak. Nitekim El Nino yılları olan 2023-2024 ve 2015-2016 dönemlerinde de aynı durum yaşanmıştı.
Mercanlar karakteristik renklerini, birlikte ortak yaşam sürdükleri belirli alglerden alıyor. Algler fotosentez yoluyla mercanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için gereken enerjiyi sağlıyor. Deniz suyu sıcaklığı aşırı yükseldiğinde algler toksik maddeler üretmeye başlıyor ve mercanlar bu ortak yaşam ilişkisini sona erdiriyor. Geriye yalnızca iskeletiyle mercan kalıyor. Mercanlar bu durumda birkaç hafta hayatta kalabiliyor. Sular yeniden serinlediğinde algler geri dönüyor. Felis, şu gerçeği hatırlatıyor:
“Yaz aylarında normalin çok üzerindeki sıcaklıkların hakim olduğu bu durum çok uzun sürerse mercanın durumu giderek kötüleşiyor ve sonunda ölüyor.”
Dünya genelinde mercanların ölmesi yalnızca benzersiz ekosistemlerin sonu anlamına gelmez. Aynı zamanda okyanusların tarihini muhafaza eden arşivin de yok olması anlamına gelir.
Kaynak: Manavgat






